ŞEHİRLERARASI YOLCULUKLARDA YAPMANIZ GEREKENLER!

Yaşadığımız yerden başka bir yere gitmek için ise birçok alternatif söz konusu. Otobüs, tren, uçak ya da deniz otobüsü bunlardan sadece birkaç tanesi. Ancak hangisini tercih ediyorsak edelim, yolculuk öncesinde dikkat edilmesi gereken şeyler hemen ortak oluyor. Özellikle kaliteli, sağlıklı ve keyifli bir yolculuk geçirmenin altın sırrı olan bu durumlara dikkat etmek sizin de işinizi kolaylaştırabilir.
 
Biz de bu yazımızda sizler için şehirler arası yolculuklarınızı kolaylaştıracak bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağız. Bu sayede uzun saatler süren, hiç bitmeyecek gibi hissedilen yolculuklara bile hazır hale gelebileceksiniz.

1- Yedek Yiyecek Almayı İhmal

EtmeyinHemen hemen her yolculuk türü için yedek yiyecek almalısınız. Öyle ki saatlerce süren yolculuklarda insanların karnı açıkabiliyor. Özellikle otobüs yolculuklarında daha sık hissedilen bu durum için, bisküvi gibi atıştırmalıklar ihtiyacınızı karşılayaiblir. Her ne kadar artık otobüs firmaları Setra otobüsgibi kaliteli markaları seçerek, konforlu bir otobüs yolculuğu sunuyor olsa da siz tedbiri elden bırakmayın.
 
Otobüs firmalarının satın alma konusundaki tercihleri ise Avrupa’nın lider araç şirketi Truck1 oluyor. Güvenilir bir şekilde, kaliteli araçları müşterileri ile buluşturan Truck1, bu konuda oldukça güvenilir bir hizmet sunuyor.

2- Vakit Geçirmenize Yardım Edecek

Şeyler AlınUzun saatler boyu yollarda vakit geçirmek biraz zor olabilir. Bu nedenle yanınıza size keyif verecek, eğlendirecek şeyler almayı unutmayın. Bu şeylerin başında ise kitaplar geliyor. Özellikle bir kitap kurdu iseniz yol bitene kadar kütüphanenize ekleyeceğiniz bir kitap daha bulabilirsiniz. Bunun dışında ise müzik dinleyerek de keyif bir yolculuğun kapısını aralamak mümkün. Ek olarak son dönemde popülerliği artan tabletler ile dizi izleyip, oyun oynayabilirsiniz.

3- Uykuyu İhmal Etmeyin

Bilhassa otobüs yolculukları için temel nokta uyku oluyor. Yolun yarattığı o yorgunluğu atmak için birkaç saat bile olsa dinlenmek, uyumak en temel isteklerden. Bu nedenle yola çıkmadan önce seyahat yastığınızın yanınızda olduğundan emin olun. Bu sayede canınız ne zaman isterse nispeten daha rahat bir uyku çekebilir ve yolculuğu daha dinç tamamlayabilirsiniz.

4- Yolculuk Sırasında Çok Sıvı Tüketmeyin

Genellikle birçok insan yolcuklarında çay, kahve gibi alternatifleri sıkça tüketiyor. Ancak tuvalet erişimi olmayan bir yolculuk yapıyorsanız ve mola noktalarına bağlı iseniz bu sıvı tüketimi çok iyi bir karar olmayabilir. Hem sağlığınıza zarar verecek olan aşırı sıvı tüketimi, hem de yolculuğunuzu kabusa çevirebilir. Bu nedenle sıvı tüketimi konusunda ölçülü davranmanız da fayda var.

5- Sohbet Etmeyi Deneyin

Her zaman işe yarıyor olmasa da bazen yanına oturduğunuz kişi hoş sohbetli biri çıkabiliyor. Böyle durumlarda da tüm o yolculuk su gibi akıp geçiyor. Eğer şansınız yaver giderse ve yanınıza sohbeti keyifli bir oturursa bunu sonuna kadar kullanıp, keyifli bir yolculuk geçirebilirsiniz.

DEPREMDEN NASIL KORUNMALIYIZ

Depremden kaçış yok! Ancak gerekli önlemler alındığında hayatta kalma şansınız bir hayli yüksek. İşte uzmanların bu konudaki uyarıları 

15 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği ve 30 bin kişinin de yaralandığı Marmara depremi ile birlikte yetkililer,
yurdumuzun deprem kuşağında olması nedeniyle, 30 yıllık bir zaman diliminde depremlerin olabileceği ihtimali doğrultusunda 
arayış içerisine girdiler. Afet İşleri Genel Müdürlüğü`de bu doğrultuda vatandaşlarımızı bilgilendirmek amacıyla, 
`internet` kanalıyla deprem anında neler yapılması gerektiği konuları hakkında tek tek bilgiler veren sayfalar açtılar. 
1995 Baskılı `Deprem Önerileri 119` isimli Obunsha Publishing Company`nin yayınladığı, `Deprem Olurken Nasıl Davranmalı` 
ismi altında, İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi tarafından 1998 yılında yayınlanan kitaba göre deprem anında neler 
yapmalıyız? Bu bilgilere göre deprem anında yapılacak olan işler;
Eğer apartman içerisinde bulunuyorsak
* Çok katlı apartmanlarda üst katlar alt katlara göre daha çok sallanıyor. Deprem anında bu binalarda bulunan insanlar,
* Yangın merdivenlerinin kapıları açık bulundurmalı
* Ortak tehlike çıkışının (koridor) kapısını açık tutmalı
* Binayı boşaltırken asansörü kesinlikle kullanmamalı
* Asansörde iseniz bütün düğmelere basın ve durduğu ilk katta asansörden inin




Tek katlı ev içerisinde depreme yakalandıysak
* Piyano, dolap, buzdolabı, raf gibi birçok tehlikeli cisim vardır. Bunlar kişilerin üzerlerine devrilip düşebilirler. En tehlikelisi tavanın çökmesi ya da evin kendisinden yıkılmasıdır.
* Uykuda deprem olursa ve yataktan kalkmak güç olursa şiltenin altına girin
* Masanın altına girin ve başınızı iki elinizle örtün.
* Kapı ve pencereler açık tutulmalı, kapı ve pencereler depremde sıkışabilir ve dışarı çıkmak güçleşebilir.
* En çok hasarın zemin katta olacağı için ikinci kattan ya da üst katlardan zemin kata girilmemeli
* Gazla ve elektrikle çalışan ev aletleri (soba, ve ocak gibi) kapatılmalı. Kapatamıyarsanız bunlara yakın olanlara, kapatmalarını söyleyin.
* Fişleri prizden çekin, ocakları söndürün, eğer olanak varsa ana musluğu kapatın ve ana sigortayı gevşetin
* Bebek ve yaşlıların güvenliklerini sağlamaya çalışın
* Tuvalet ya da banyo da iseniz kendinizi aynadan ya da raflardan düşebilecek eşyalardan koruyun. Banyo ve tuvalet küçük olduğu için daha güvenilir ve orda kalınması daha doğru olur.
* Eğer eviniz yıkılmıyorsa hemen dışarı çıkmayın. Çünkü dışarıda kırılan pencere camları, çatı ya da duvarlardan düşen kiremit, tuğla ve sıva parçalı olabilir.
* Bulunduğunuz mahalleden uzaklaşmak, şehir dışına çıkmak için arabanızı kullanmayın. Çünkü çok sayıda araba olduğu için trafik sıkışıklığı olur. Kurtarma ve yangın söndürme araçları gereken yerlere ulaşamazlar.
* Telefon acil durumlarda kulllanılmalı
* Televizyon ve radyo dinleyerek deprem ile ilgili bilgileri izleyin. Söylentilere itibar etmeyin. Onları kesin bilgi olarak görmeyin.




Depreme market ve mağazada yakalandıysak
* Büyük kolonların yanında durmaya çalışın. Raflardan ve dolaplardan uzak durun
* Yangın çıkışlarına, merdivenlere ve yürüyen merdivenlere koşmayın.
* Anonsları dinleyin. Mağaza güvenlik personelinin uyarı ve önerilerini yerine getirin, onlara uyun dediklerini yapın
* Satın aldığınız şeyleri bırakın ve dışarı çıkarken elleriniz boş olsun




Eğer yüksek yapılarda depreme yakalandıysak
* Üst katlar alt katlara göre çok daha fazla sallanır. Daha çok dikkatli olmak gerekir
* Başınızı çanta, minder, kitap, klasör gibi şeylerle koruyun. Dolap, kahve makinesi ve sebil gibi şeylerden uzak, kolonlara yakın durun
* Masaya yakınsanız altına girin
* Asansörde iseniz bütün düğmelere basın durduğu ilk katta asansörden inin.




İş merkezinde veya sokakta bulunuyorsak
* En tehlikeli şeyler dökülen, kırılmış cam parçalı, ilan levhalarıdır. Bunlar düşebilir. Buralardan uzaklaşın.
* Başınızı koruyun. Geniş açık alanlara gidin ya da güvenliğinden kuşku duymadığınız yapı varsa içine girin.
* Geniş bir yol varsa ve trafik yoğun değilse yolun ortasındaki refüje kaçın ve orada durun
* Satış makinalarından, reklam levhalarından ve bahçe duvarlarından uzak durun.
* Yolun kenarında ağaçlar varsa altına girip ve durun




Deprem anında Tiyatro veya sinemadaysak
* Gösteri sırasında salon çok karanlıktır. Panik yapmayın. Güvenlik görevlilerine ve yetkililere dikkat edin, onları dinleyin.
* Başınızı bir çanta ile koruyun, sıralar arasında çömelmiş durumda koltukların altına girebilecek biçimde durun
* Tavanda büyük bir aydınlatma armatürü veya avize varsa bunların altından uzaklaşın.
* Yangın çıkışına doğru hemen koşmayın.
* Yönetici ve yetkililerin sözlerine uyun




Yeraltı çarşısı veya yay geçidinde bulunuyorsak
* Yeraltı çarşısı ya da yaya geçidinde eğer yangın, gaz sızıntısı ve su basması yoksa yer yüzeyinden daha güvenlidir. Elektirik kesilirse panik yaşanabilir.
* Vitrinlerden uzak durun
* Düşen cisimlere dikkat edin, kendinizi koruyun
* Elektrik kesilse bile yangın çıkışı işaretleri yanık kalabilir paniğe kapılmadan hareket edin.
* Hemen çıkış merdivenlerine koşup yukarı çıkmaya çalışmayın
* Eğer yangın olursa ağzınıza bir mendil ya da bir bez tutun. Duvarların kenarlarında çömelmiş ya da yere eğilmiş konumda bulunduğunuz yeri boşaltmaya çalışın. Yeraltı çarşısı ya da geçidinin çıkışları vardır ve duvar diplerinden giderek çıkışa kesinlikle varırsınız. 
 

Tren istasyonunda neler yapmalıyız?

* Deprem, yolcuların çok olduğu saatlerde olursa panik yaşanabilir. Panik yapılmamalı, istasyon amirinin uyarıları dikkate alınmalı
* Kendi kendinize birşey yapmaya çalışmayıp yetkililerin uyarıları doğrultusunda hareket etmeliyiz.
* İstasyondaki hoparlörde yapılan yayınları dinleyip, deprem haberlerini dinlemeliyiz
* Çocuk ve yaşlılara dikkat edip onları kollamalıyız




Üst geçitte ya da köprü üstünde bulunuyorsak
* Köprünün yıkılma ya da devrilme olasılığı olsa da parmaklıklara tutunmak daha güvenlidir.
* Parmaklıklara ve trabzanlara tutunun
* Sarsıntının bitmesini bekleyin
* Parmaklıklara tutunarak merdivenlerden inip uzaklaşın




Metro içerisinde neler yapmalıyız
* Raflara konulmuş eşyalar düşebilir. Başınızı kollayın ve koruyun, ellerinizle direklere ve tutunacak yerlere sıkıca tutunun.
* Metro durunca herhangi bir anons yapılmadan dışarı çıkmayın; tren rayları üzerinde ya da yakınında yüksek voltaj hatları vardır ve çok tehlikelidir. Ters yönden gelebilecek metro katarına dikkat edin. Ters yönden tren gelmediğinden emin olun.
* Elektirik kesilmiş ise bir anda çok karanlık olacaktır. Kısa bir süre sonra acil durum ışıkları yanacaktır. Hemen paniklemeyin.
* Tren yöneticilerinin sözlerine uyun
* İstasyonda platformda tren beklerken deprem olursa düşen cisimlere dikkat edin ve kolonların yanında bekleyin




Elektrikli tren ve otobüste neler yapmalıyız?
* Raflara konulmuş eşyalar düşebilir. Başınızı kollayın ve koruyun. Ellerinizle direklere ve tutunacak yerlere sıkıca tutunun
* Tren ya da otobüs durunca sürücünün sözlerini dinleyin. Hemen dışarı çıkmaya çalışmayın
* Dışarı çıkınca ters yönden gelebilecek otobüs ya da trenlere dikkat edin




Araba kullanırken deprem anında neler yapmalıyız?
* Depremden sonra pek çok kişi arabasına atlayıp yola çıkacaktır. Yoğun bir trafik sıkışıklığı olması kaçınılmazdır. Kaza ve çarpmalara dikkat edin ve önlemeye çalışın. İlk anda yavaş yavaş sağa yanaşıp durun.
* Yavaşlayın sağa yanaşıp durun, motoru durdurun. Kontak anahtarı yerinde kalsın, pencereleri kapatın ve kapıları kilitlemeden çıkın
* Eğer otoyolda iseniz yolun kenarındaki aydınlatma direklerine ve eğer varsa ses yalıtım duvarlarına dikkat etmeli, devrilebilir.
* Radyodan yoldaki hasar ve diğer durumlar hakkında bilgi almaya çalışmalı
* Büyük kamyon ve tankerlerden uzak durmalıyız
* Otoyolda araç sürerken yoldaki anormal durumları ve yangınları cep telefonu ile ya da yol kenarındaki acil telefon ile ilgililere haber vermeliyiz




Stadyumda maç izlerken deprem olursa
* En tehlikeli durum tribünlerde panik olmasıdır. Sakin olun, doğru karar vermek çok önemlidir.
* En güvenilir yer sahanın ortasıdır. Sahanın ortasına gitmeye çalışın
* Anonsları dinleyin ve onlara uyun




Dere ve ırmak kenarında depreme yakalanırsak
* Yerin sesini ve titreşimlerini dinleyin ve izleyin
* Eğer dağlık bir arazide dik yamaçları olan küçük bir vadide iseniz yamaçlardan toprak kayması ya da kaya düşmesi olabilir. Dikkatli olun.
* Nehrin kaynak tarafında baraj varsa yıkılabilir ve bir su baskını olabilir, hemen nehre dik yönde yüksek yerlere çıkmaya başlayın
* Hemen yükseklere çıkın.




Deniz kenarında ve rıhtımda bulunuyorsak
* Küçük bir depremde bile Tsunami olabilir. Hemen yüksek yerlere doğru gidilmelidir.
* Deniz yanında yalıyar biçiminde yüksek bir yamaç varsa hemen yüksek yerlere doğru gidin
* Tsunami`nin ilk dalgası geldikten sonra tehlikenin geçtiğini sanmayın bazen ikinci dalga ilk dalgadan daha büyük olabilir.
* Radyodan Tsunami haberlerini dinleyip gerekenleri yapın.
* Tsunami dalgaları genellikle çok yüksek olurlar. Bu dalgalar önüne çıkan herşeyi devirebilirler. Bu yüzden herhangi bir bina, direk gibi engellerin önüne geçip korunmaya kalkmayın. Sonra o bina veya direkler devrilir altında kalabilirsiniz.
* Bir gemi, bot veya sandal içindeyseniz sakın paniğe kapılmayın. Dalgalar tekneyi devirecek diye bir kural yoktur. Tekne dalga boyuyla birlikte yükselip tekrar aşağıya inebilir. Paniğe kapılmayın

GELECEĞİN MESLEĞİ OLAN “SİBER GÜVENLİK UZMANI” OLMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?

Dünyanın en büyük sorunlarından olan siber suçlardan dolayı gelecek nesiller ülkelerinin silahları veya uçaklarıyla hava değil, siber güvenlik uzmanlarıya hava atacaklar, neden mi? Çünkü artık ülkeler arasında ki savaş internet üzerinde sürüyor.
Birbirlerinin internetini kapatmak, manipülasyonlar , casus yazılımlar, birbirini dinleyen ülkeler bunlar sadece bir kaçını oluşturuyor. Geçtiğimiz yıllarda dünyanın en büyük şirketi Amazon’a yapılan siber saldırıdan amazonun zararı tam olarak 10.2 Milyar Dolar.
Gelişen teknoloji ve internet dünyası ile beraber işlenen siber suçların önlenmesi için Nato ülkelerinin ihtiyacı olan siber güvenlik uzmanı sayısı ortalama 5 milyon gibi bir rakam. Amerika kendi ülkesi için bile 200.000 kişilik bir siber güvenlik uzman açığı olduğunu yayınlamıştı. Türkiye’de bu rakam her geçen yıl artıyor.

Nasıl Siber Güvenlik Uzmanı Oluruz ?

Kesinlikle yaşınız genç ise bu alana yönelmek için tam zamanı. 10 yıl sonra aylık geliri 15-50 bin TL arası olan kişiler, siber güvenlik uzmanları olacaktır. Bu adamlar muhtemelen dünyada en çok kazanacak kişiler olacaktır. Bunun aksini iddaa etmek imkansız. Unutmayın her zaman savaşın olduğu bu dünyada 3. Dünya savaşında ilk kurşun internetten atılacaktır.
Şimdi iyi bir siber güvenlik uzmanında olması gerekenleri listeleyelim. Listenin sonunda size eğitim alabileceğiniz ücretsiz web sitesi kaynaklarının linkini bırakacağız.
İngilizceniz ne kadar iyi olursa bu işi o kadar hızlı kaparsınız. Ortalama bir ingilizceniz var ise buda başlangıç için yeterli olacaktır.
İşletim sistemlerini bilmelisiniz. Özellikle Unix İşletim sistemine hakim olmalısınız.
HTML ve CSS dillerine hakim olmalısınız. %100 dili bilmenize gerek yok. Ama okuyabilmelisiniz. Bir sorun olduğunda sorunun kaynağını nerede nasıl aratabileceğinizi, sorunu nasıl çözebileceğinizi bilmelisiniz. Ayrıca bu diller gerçekten kolay. 2-3 günde bu iki dili kavrayabilirsiniz.
Python veya Ruby dillerine hakim olmak. Ama kesinlikle tavsiyemiz Python öğrenmeniz. Ruby hakkında da ayırt edici derecede bilgi sahibi olmanız yeterlidir. Çünkü Python hem öğrenme konusunda çok çok basit hem de en populer diller sırasında en üst sıralarda. Python dilinden sonra diğer yazılım dillerini öğrenmeniz sizin için çok kolay olacaktır.
Ayrıca Python ile exploitler hazırlayabiliyorsunuz. Bu exploitler ile sisteme saldırı düzenleyebilir ve sistemi test edebilirsiniz. Exploit: Sistemi sömürmek, sistemdeki açığı kullanarak yetkisiz erişim sağlamak gibi düşünebilirsiniz.
Ağ protokollerine hakim olmalısınız. HTTP, HTTPS, port numaraları ve işlevlerini, DHCP gibi kavramların anlamlarını görevlerini bilmelisiniz.
Ağ Güvenlik Duvarlarını bilmelisiniz. Casus yazılım ve virüsler hakkında bilgi sahibi olmalısınız.
Veritabanları konusunda bilgi sahibi, en kötü bir veritabanı dili hakkında bilgi sahibi olmalısınız.
Algoritma konusuna hakim olmalısınız. Nasıl yani diyebilirsiniz. Örnek olarak; bir uygulama yapıcaksınız. Her adımını önceden kafanızda oluşturmalısınız. Örnek hesap makinesi olsun. 1. Rakamı gir, 2. Rakamı gir, işlem seç, sonucu göster. Bu en basiti konu derin birazcık.
En önemlisi Etik Hacker konusuna çok iyi hakim olmalısınız. Bir sistemi savunmadan önce yapılan saldırıyı bilmeniz çok önemli. Önce saldırmayı öğreneceksiniz. Ardından savunmayı. Etik Hacker konusu size sistemlere hangi yöntemlerle saldıracağınız, nasıl açık arayacağınızı gösterecektir.
Siber Güvenlik Uzmanlarıda kendi içlerinde bir çok dala ayrılır. Bahsi geçen butun alanlarda uzman olamazsınız. Ama bilgi sahibi olmanız büyük önem arz etmektedir.
Siz yukarıda ki şartların hepsini okuyun, bilin. Çok okumanız gerek, her kaynaktan faydalanmanız gerekmektedir. Ardından zaten hoşunuza giden siber güvenlik dalını kendiniz fark edeceksiniz ve seçeceksiniz.
Siber Güvenlik Uzmanı Maaş

Siber güvenlik uzmanı maaşı ne kadar ve siber güvenlik uzmanı ne kadar maaş alır soruları her zaman sorulmaktadır. Veri kaybını önlemeyi hedefleyen ve sistemi koruyan bu uzmanlar, 3.000 TL maaş ile sektöre giriş yapabilmektedirler. Her sektörde olduğu gibi tecrübe ve kişinin donanımı maaşı etkilemektedir. Başlangıç seviyesi siber güvenlik uzmanı maaşı 4.000 TL’ye kadar çıkabilmektedir. Orta seviye siber güvenlik uzmanı maaş 5 bin TL ile 8 bin TL aralığındadır. Profesyonel siber güvenlik uzmanı maaşı ortalama 10 bin Türk Lirası olabilmektedir.

DERDİME DERMAN OLMAYA VAR MISIN?

Gönül bahçendeki aşka susayan bülbülü de sular misin
Gerekse bir ömür lezzet-i iman için susar mısın
Acep ruhuna ektiğin tohuma da evladım der misin
Gayreti, aşka katık edip ilme de susar mısın
Dertliyem amma bin dermana değişmem demeye var mısın
Bir güvercin kafilesine kapılıp sende huzura yar misin
Gonca gonca açan yıldız yıldız düşen yâre yara misin
Derde düçar olup belde belde acı toplasanda müşfik bir aşık olur musun
Yetim duygularına da hâmis olup onlarada yetimgâh açar mısın
Sayfalardan değil gönül gözünden anlatmaya var mısın
Ölümle hemhal olup ona da arus diye sahip çıkar mısın
Ömür ağacından eksilirken bir bir şeb i sekeratı anımsar misin
Yıldızlar okşuyorken acılar dehlizini sende bir tutam merhem olur musn
Gönül kubbenin döşeğinden mayhoş bir buse devşirir misin
Kainat sahibine Gülşen’den sarhoş bir damla olmaya namzeder misin
Rüyaya damlar gibi yapraklar zaman Kadem Kadem taşırken umudu
Dimağimda derin ağlar örüyorken rumuz mâna, sende bu mektuba harf olmaz misin
Nemrut’un salıncağından dökülen çökuntuleri gömmeye var mısın
Çığlıkları serpiştiriken çağların ayaklarına vahşinin yüreğinde pişmanlık(şiir def yazıyı değişik kelime))olmaya var mısın
Yollara sükûtlar ekip çığlıklar yudumlamayi mi dilersin hıyanet kapısından,
Beklemeyi mi yoksa sevmeyi mi dilersin sadrından yalana bir hakikat de sen olmaz mısın

CEP TELEFONLARI HAKKINDA ILGİNÇ BİLGİLER

Dünyanın En Fazla Cep Telefonu Kullanan 10 Ülkesi

– ÇİN: 951 Milyon 600 Bin
– HİNDİSTAN: 327 Milyon 162 Bin
– ABD: 327 Milyon 577 Bin
– BREZİLYA: 231 Milyon 600 Bin
– RUSYA: 224 Milyon 260 Bin
– ENDONEZYA: 168 Milyon 264 Bin
– JAPONYA: 122 Milyon 700 Bin
– PAKİSTAN: 108 Milyon 894 Bin
– ALMANYA: 107 Milyon 200 Bin
– NİJERYA: 90 Milyon 583 Bin

– Cep telefonlarının %70’i Çin’de Üretiliyor.
– ABD’lilerin %51’i akıllı telefonlarını yataklarında kullanıyor.
– 2.7 Milyar Çin’de her gün gönderilen SMS sayısı.
– İngilterede yetişkinlerin %22’si cep telefonuna banyoda ya da tuvalette cevap veriyor.
– Hindistan’da kullanıcıların %53’ü cep telefonlarını çaldırmış ya da kaybetmiş.
– Avusturalya’da evlerde 14.3 milyon kullanılmayan cep telefonu bulunuyor.
– ABD’lilerin %23’ü akıllı telefonlarını toplantı veya derste kullanıyor.
– Çin’lilerin %70’i cep telefonu olmadan yaşamayacağını düşünüyor.
– İngiltere’li gençlerin %70’i Akıllı telefona bağımlı olduğuklarını söylüyor.
– Hİndistan’da kullanıcıların %20’sinin telefonunda güvenlik amaçlı şifre mevcut.
Günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarının “5” tuşu üzerindeki çıkıntıya hiç dikkat ettiniz mi? Bu çıkıntı en ortadaki tuşu el yordamı ile bularak, tuşlamayı bakmadan yapabilmeyi sağlar.
– Büyük bir ihtimalle bilgisayarınızdaki klavyede “F” ve “J” ya da “A” ve “K” tuşlarında da böyle birer çıkıntı olduğunu fark etmemişsinizdir. Bu çıkıntılar klavyeye bakmadan yazanlarda her iki elin klavyenin ortasını bulmasında yardımcı olur.
– Yine gözden kaçan bir ayrıntı ise tuşların diziliş şeklidir. Telefondaki tuşlarda en üst sırada 1, 2 ve 3 rakamları yer alırken bilgisayarımızda ve hesap makinemizde tam tersi şekilde 7, 8 ve 9 rakamları dizilmiştir. Bu diziliş şeklinde hesap makinelerini ve bilgisayarları yapanlar, en süratli hesaplamayı esas almışlardır. Tarihi çok daha eski olan telefonun başlangıcında ise, hızlı tuşlama pek önemli kabul edilmemiştir. Ancak ev kadınları arasında yapılan bir araştırmada, telefondaki dizilişin onlara daha kolay geldiği ve daha süratli uygulayabildikleri saptanmıştır.
Bilmem hiç dikkat ettiniz mi, telefondaki tuşların içinde “1” ve “0”ın üstünde hiç harf yoktur. Ama daha şaşırtıcı bir tespit ise, birçok telefonda mevcut harflerin içinde “Q” ve “Z” harflerinin bulunmamasıdır.
Günümüzde yaygın olarak acil servis (112), yangın ihbar (110), polis imdat (155) ve alo trafik (154) gibi acil hizmetlere 1 ile başlayan, üç haneli numaralar verildiği için, eğer 1 tuşunun üzerinde de harfler olsaydı, cep telefonunuzla bir mesaj gönderirken, daha üçüncü harfte bu servislerden birine otomatik olarak bağlanabilir ve bunların santrallerini lüzumsuz işgal edebilirdiniz.
– “0” ise bilindiği gibi dahili santrallerde operatöre ulaşmada, şehirlerarası numaralarda ve cep telefonlarında ilk çevrilen numaradır. Eğer bu “0” tuşunun üzerinde harf olsaydı, daha o harfe basar basmaz doğrudan santrale bağlanacak ve santrallerin kilitlenmesine sebep olabilecektik.
Tabii telefonun üzerinde zaten on tane olan rakam tuşlarının ikisine harf koymayınca, geriye kalan sekiz tuşa 24 harf yerleştirebilmiş ve bu durumda İngilizcede en az kullanılan “Q” ve “Z” harfleri tuşların üzerinde yer alamamıştır.
– Şimdiki cep telefonlarında “1” ve “0”ın üzerinde hala harf yok ama teknolojinin gelişmesi sayesinde, bir tuşa dört harf konulabildiğinden “Q” 7 tuşuna, “Z” ise 9tuşunda kendilerine yer bulabilmiş durumdalar.
alıntıdır.

KAFANA SIKAMAZSIN

BU SEFERE MAHSUS TEK BÖLÜMLÜK BİR HİKAYE OLDU KEYİFLİ OKUMALAR…

Çok sıcakmış hava
ama zaten soğuk olması da beklenmiz o coğrafyada.
Bahsi geçen bu coğrafyada bir köy varmış, diğer köylere göre garip bi köymüş bu köy, garip olmasının sebebi ise fikir ayrılıklarından dolayı 3 e bölünmüş ama aynı yerde yaşamaya muhtaç oldukları için beraber yaşamaya alışmış olmalarıymış. Ve bu yıllardır böyle devam etmiş.
Köylülerin benimsemiş olduğu ve ayrılmarına sebep olan 3 fikir ayrılıkları şunlarmış.

  1. kısım kendilerini susmakla yükümlemişler ve sadece gerektiğinde konuşurlarmış, ve bu da oldukça kısa olurmuş, çünkü fazla konuşmanın hiç bir anlamı yokmuş.
  2. kısım ise 1. kısımın tam aksiymiş , sürekli konuşmak isterler , herkesin hakkında konuşurlar , en ufak detaylar hakkında saatlerce muhabbet ederlermiş.
    Bu iki görüşün hemen hemen sayıları birbirine eşitmiş ama 3.kısım tek kişiden oluşuyormuş, Erlik’ miş onu adı ama ona deli derlermiş, çünkü onun görüşü ne derlerse tersini yapmakmış , nedeni ise ona göre bütün bu olanların hepsi yanlış ve aptallıkmış ve bu aptallıkların bir parçası olmamak için tersini yaparmış her şeyin, “çünkü doğru olan yanlışın tam tersi yapmaktır” dermiş hep. Erlik’miş bu böyleymiş işte.
    Ve günlerden bir gün, susmayı benimsemiş olan Öniz uykusundan uyanmış ve sessizliğini bozan sesi duyamamış ilk defa , kalkıp hemen kafesini kontrol etmiş, canı gibi sevdiği , canı gibi baktığı kanaryası ölmüş o sabah , o kadar çok üzülmüş ki resmen dünyası başına yıkılmış çünkü evdeki tek sesmiş o.
    kendine bir mırra yapmış ve düşünmeye başlamış, onu çöpe atamazmış öylece çünkü insan sevdiğini çöpe atabilirmiymiş hiç.
    gömecekmiş onu , kimsenin ayak basmadığı bir yere gömecekmiş hem de.
    Son yudumunu aldıktan sonra kahvesinden hazırlanmış apar topar , sabah olmasına rağmen ormana doğru ilerlemek için kapısından çıkmış.
    Huzmeler yüzüne vura vura ilerlemiş o sıcak coğrafyada tek başına…
    Kısa bir süre sonra varmış ormana seçmiş, belirlemiş kendince olabilecek en güzel yeri , Kanaryasını da koymuş taşın üzerine ve tam kazmaya başlayacakken sırtını döndüğü bölümden ses işitmiş , 2 genç varmış arkasında , söylenmeye başlamışlar hemen çünkü onlar çok konuşmayı benimsemiş olanlarmış.
  • Sen nasıl kıyarsın şuncacık hayvana , eti ne budu ne , ne yaptı da canileştin bu kadar hehh.

diğeri de eklemiş

  • Keşke şu ağzınızı
    kapatabildiğiniz kadar insan olabilseydiniz. Demiş.
    Öniz`in canına tak etmiş , birinin şu saçmalığa, şu patavatsızlıklara son vermesi gerekiyormuş.
  • Keşke siz de konuştuğunuz kadar insan olabilseydiniz , o zaman anlayabilirdiniz belki düşünmeyi , belki anlardınız konuşmanın ve susmanın önemini , evet belki de bu zamana kadar susmamızı bir aptallık olarak görüyosunuz , belki de düşüncelerimizin bile elle tutulur bir tarafı olmadığını bile düşünüyorsunuz ama ekliyeceğim bir şey var “siz tarafsız olanların bile sevmediği taraftasınız”. Ben buraya Kanaryamı gömmeye geldim, ve siz gelene kadar da her şey yolundaydı şimdi lütfen gidin. Demiş.
    Uzaktan geçmekte olan deli diye adlandırdıkları Erlik ise bütün konuşmaları duymuş ve sonra o da oradan uzaklaşmış.
    Kısacası Öniz susmanın önemini anlatırken çok konuşmuş , konuşmayı benimseyen iki genç ise bu süre zarfında susmakla yetinmiş…
    Öniz Kanaryasını gömmek için tekrar geri dönmüş, birkaç çapa darbesinden sonra kanaryasını taşın üzerinden almış ve kazdığı toprağa yerleştirmiş ve usulca üzerine kapatmış…
    Öniz’de biraz dinlendikten sonra köye doğru ilerlemeye başlamış evine gitmeden önce kendi görüşlerine sahip olan arkadaşlarının yanına gitmek istemiş ve oraya geçmiş.
    Normalde içeriye girdiklerinde hep birbirlerine gülümserlermiş ama bu sefer farklı olmuş Öniz’e kimse gülümsememiş,Öniz ilk önce oturmuş ve arkadaşlarına gülümseyerek neden bana gülümsemediniz ,bir şey mi oldu diye sormuş.
    Kimse sesini çıkartmamış, Öniz tekrarlayınca ihtiyar sözünü kesmiş
  • bugün seni görmüşler hiç de gerektiğinde konuşur gibi de değilmişsin , artık sen bizden değilsin , artık aynı düşüncelere sahip değiliz, tek söyleyeceklerim bunlar.Demiş.
    Öniz olanlara anlam verememiş ihtiyara cevap vermiş.
  • ben sadece onların yaptıkları şeyin ne kadar yanlış olduğundan bahsettim , sadece susmanın ve konuşmanın değerini anlattım onlara , beni haksızca eleştirdiler, ben de gereken cevabı verdim,ister inanın ister inanmayın benim tek yaptığım buydu. Demiş.
    Ama yine unuttuğu bir şey varmış yine kendini anlatırken uzunca konuştuğunun farkına varmış , “ve gerçekten onlardan olmadığını , onlardan olduğunu anlatırken anlamış” , ve kapıyı yavaşça açıp çıkmış , evine doğru giderken Erlikle karşılaşmış , Erlik Öniz e takılmış.
  • Hey ahmak ıslatan, hayatın boyunca konuşanlar ne düşünüyosa tersini yaptın yani sustun, bugün de susanların yanında olduğunca fazla konuştun, bence sen bendensin , bence ikimiz aynı kafadanız heh ne dersin demiş
    Öniz de deliye bakarak gülümsemiş ,
  • Erlik ben senden asla olamam , ama sana bir önerim var sen de hayatın boyunca ne dersek hep tersini yaptın , bence sen kafana sıkamazsın demiş.
  • İnsan sevdiğinin açığını bulsa bile görmezden gelir ölse bile çöpe atmazmış, ama sevmediğinin açığını bulduğunda acımaz çöpe bile atmazmış
  • Bazı fikir doğrultularına bağlı kalınmamalı, ne kadar doğru olduğuna inansak bile , zeten bütün olay aşırıya kaçmadan dozunu ayarlamaya çalışmak değil midir.

Başka bir hikayede görüşmek üzere

YASİN VE AİLESİ

4. BÖLÜM

Babasının ameliyata alındığını öğrenen Yasin ameliyathanenin önünde sabırsızca beklemeye başladı. Önce hemşirenin daha sonra da doktorun çıktığını gören Yasin hızla doğruldu. Doktorun başınız sağolsun demesiyle Yasin’in bayılması bir oldu. Birkaç saat geçtikten sonra kendine gelen Yasin hastaneden ayrıldı. Babasının öldüğünü annesine nasıl söyleyeceğini düşünen Yasin eve doğru ilerledi. Eve geldiğinde annesinin merak dolu bakışlarına karşı suskunluğunu bozmayan Yasin’in bu durumundan eşinin öldüğünü anlayan Yasin’in annesi ağlamaya başladı. O akşam evde kimse bir lokma yemedi. Artık evin direği yıkılmıştı. Hem küçük kardeşine hem de annesine bakmak zorunda olan Yasin okulu bırakmak zorunda kaldı. Doktor olma hayalleri suya düşen Yasin bir de iş bulamayınca iyiden iyiye psikolojisi bozuldu. Kardeşine ve annesine de bakmakta zorlanan Yasin alkole de başlamıştı. Alkole para dayanmayınca son çare olarak hırsızlık yapmayı düşünen Yasin son parasına da silah alarak caddede ki bankayı soymaya giden Yasin paralarla birlikte iki gün evde sağlandıktan sonra polise yakalandı.

Bu hikayemizinde sonuna geldik başka bir hikayede görüşmek üzere hoşçakalın…

YASİN VE AİLESİ

3. BÖLÜM

Kardeşinin doğumundan çok kardeşine ismini vermesinden dolayı sevinen Yasin zaman geçtikçe büyüyordu. Lise hayatına başlayacağından dolayı çok heyecanlı olan Yasin liseye geçiş sınavından tam puan alarak istediği liseye girebilecekti.Annesi de evlere temizliğe gittiği için evde tek başına kalan Yasin derslerinden kalan zamanda kardeşi ile ilgileniyordu. Geçen zamanın ardından Melek’te iki yaşına gelmişti. Çok güzel bir bebek olan Melek görenleri adeta büyülüyordu. Aynı zamanda Yasin de lisede hem parlak zekasıyla hem de yakışıklılığıyla herkesin dikkatini çekiyordu. Birinci sınıfı da hem takdir belgesi ile hem de okul birinciliğiyle tamamlayan Yasin’in en büyük hayali tıp okumaktı. Akşam olduğunda babasının eve gelmemesiyle çok telâşlanan Yasin ve annesi babasının bütün arkadaşlarını aradı ve işten çıktığını evde olması gerektiğini öğrenmesiyle iyiden iyiye endişelendi. Sabaha kadar endişeli bir şekilde bekleyen Yasin ve annesi sabah çalan telefonla yerlerinden fırladı. Yasin telefonu açar açmaz elinden düşürdü ve annesini de birşey söylemeden hastaneye koştu. Kaza geçiren babası ağır yaralıydı ve kurtulması için mucize gerekiyordu.

Diğer bölümde görüşmek üzere hoşçakalın

KIZLARA İLK MESAJ

İnstagram günümüzün en popüler uygulaması ve facebook’un yerini aldı. İnstagram aslında temel de flört uygulamasından daha çok sosyalleşme uygulaması ama insanlar tabiki flört amaçlıda kullanıyor bu doğal.

Gelelim bunu kendiniz için potansiyel flörtlerinizi maksimize etmek için stratejik kullanmaya.

2 tane temel strateji izleyebilirsiniz.

İlki spam olarak üzerinde düşünülmüş bir mesajı belirli sayıda kıza göndermek. Buna ben niceliksel yöntem diyorum.

Diğeri ise kızın profilini inceleyip onun karakterine özel bir mesaj atmakla ilgili olan niteliksel yöntem.

Bu tamamen sizin tercihinize kalmış bir şey. Ben size ilk mesaj ve konuşmanın yönünün nasıl olacağını söyleyebilirim.

Spam olarak göndereceğiniz bir çok çeşit mesaj var. Bunların özelliği ; ilgi çekici,konuşma başlatıcı ve kancaya takılmalık yemli olmasıdır. Eğer açılışınız iltifat olursa teşekkürler cevabı alırsınız. Muhabbet çok zorlama ilerler ve işler bok olur.

Mesajın içeriği eğlenceli, komik ve meydan okuyucu olmalıdır. Tüm erkekler kıza iltifat ettiğinden ve direkt yürüdüğünden bu yöntem işe yaramıyor. Eğer yakışıklı ve popülerseniz düm düz yürüyün sorun yok ama ortalama bir adamsanız işe yaramaz. Kızda sizin gibi çükünü ıslak deliğe sokmaya çalışan yüzlerce adam var. Elleri çükünde sıralarını bekliyorlar😂

O yüzden muhabbet ilerleticek ve sizi diğer erkeklerden farklı kılacak bir prensipte düşünmeniz lazım.

Bana göre ideal mesajlar ;

-ilginç bir enerjin tarzın var.

-beyaz atlı prensin geldi çay koy içelim

-ilk kez süpürgesi olmayan cadı görüyorum

-neşeli ve enerjik birisi gibi görünüyorsun dışarıdan  vs.

Bunlar açılış için ideal, çok zorlama ve etkileme kaygısı taşımayan mesajlar. Bunları kullanabilirsiniz ama kendi karakterinize ve tarzınıza göre de mesajlarınız olsun. Kendiniz test edip neyin işe yarayıp yaramadığını görün. Körlemesine kullanmayın. Bu mesajların hiç birisi sizde işe yaramıyorsa işe yarayacak başka şeyler deneyin.

Sosyal medya profiliniz de güzel ve kaliteli olsun. Takipçi sayınız vs iyi olsun. Öyle sizi 100 kişi takip ediyor siz 500 kişiyi takip ediyorsanız. Öyle dandik sosyal medyanız varsa tabiki dünyanın en etkili mesajı bile işe yaramaz. Kaliteli profilde merhaba bile işe yarar.

Sosyal olarak izole bir tipseniz biraz takipçi hilesi kullanın ama bokunu çıkartmayın. Güzel fotoğraflar ve profil fotoğrafı da çekilin. Fotoğraf makinesi olan arkadaşınızdan rica edin olmadı bişeyler ısmarlayın vs.

Kaliteli mesaj yazmak istiyorsanız da kızın hobilerine ve ilgi alanlarına karakterine göre mesaj atın. Müzikle ilgileniyorsa oradan vs. Akıllı olun ve etkilemeye çalışmayın. Kızlara kendinizi satmaya ve onların ilgisini çekmeye çalışmayın. Mesajlarınız zorlama olmasın. Kendinizi kıza ben şöyleyim vs diye satmayın. Mesajlar başta eğlenceli komik olmalı sonra ise iki kişinin birbirini tanıması güvenmesi olmalı.

Kadınların hesapları onların hayatları ve kim olduklarıyla ilgili yüzlerce detayla dolu. Bu detayları fark edip kullanın. Muhabbete renk katıcaktır.

Çoğu kadına çok mesaj geldiği için cevap gelme oranı ve mesajlaşmanın devam etmeme oranı sizin oyununuzla alakalı değil. Dm den anca bu kadar olabilir. O yüzden çok kadınla konuşmak sizin avantajınıza sonuçta sayıların oyunu bu.

Bazı kadınlar da internetten tanışmayı sevmezler onun için biraz zor bir durum olabilir. Sıradışı olmanız bu ihtimali azaltır.

Soğuk yaklaşım , sıcak yaklaşıma hiç benzemez. Kızlar çoğu zaman aşırı pozitif tepkiler vermezler. Bazen soğuk,kısa mesajlar atabilirler. Sizi tanımadıkları ve basit görünmek istemediklerinden dolayı bu normal. Farkınızı göstermek için biraz zamana ve sabıra ihtiyacınız var.

Bol bol pratik yapın ve sonuçlarınızı hatalarınızı işe yarayan şeyleri analiz edin. Akıllı olun ve ilk elden tecrübelerinize önem verin. Kendiniz de ne işe yarıyorsa onları kullanın.

Sonuçta dm atarken yorulmuyorsunuz, para kaybetmiyorsunuz ve aşırı zaman kaybınız yok. Yüz yüze red yediğiniz de yok. Bir çok şeyi yaparken kullanabilirsiniz. Ayrıca sokakta tanışmaya ve sosyal ortamlara gitmeye zamanı olmayanlar için en iyi yöntem bu. Akıllı bir şekilde kullanırsanız bolluk mentalitenize fazlasıyla katkı sağlarsınız. Erkek adam internetten tanışmaz yüz yüze tanışır diye saçmalayanlara da kulak asmayın. Pragmatik olun kendinizi düşünün.

YASİN VE AİLESİ

2. BÖLÜM

Annesinin hamile olduğunu öğrenen Yasin etrafına gülücükler saçıyordu. Dönem sonu geldiğinde yine takdir belgesiyle eve gelen Yasin kapının önündeki ambulansı gördüğünde adeta başından aşağı kaynar sular döķüldü. Babası Yasin’e önemli bir şey olmadığını söyledi ve ambulansa binip hızla hastanenin yolunu tuttu. Yasin endişeli bir şekilde evde beklemeye başladı. Aradan geçen dört saatin ardından annesi ile babası ambulansla birlikte eve gelmişlerdi. Hızla evden fırlayan Yasin babasıyla birlikte annesini eve kadar getirdiler. Normal bir doğum sancısı olduğunu öğrenen Yasin derin bir nefes aldı. Yaz tatilinde yine derslerine çalışmaya devam eden Yasin kardeşinin doğacağı günü iple çekiyordu. Günler haftaları haftalar ayları kovaladı ve Yasin’in annesinin doğum vakti geldi çattı. Doğuma birkaç gün kala hastaneye yatan Yasin’in annesinin yanında refakatçi olarak kalan Yasin geceleri neredeyse birkaç saat uyku ile annesine gözü gibi bakıyordu. Ve sonunda annesini doğumhaneye aldılar. YASİN kapıda telaşlı bir şekilde bekliyordu. Aradan altı saat geçtikten sonra kardeşi ile birlikte annesi doğumhaneden çıktı. Güzeller güzeli bir kız kardeşi olan Yasin’in keyfine diyecek yoktu. Kız kardeşine isim vermek için babasından izin alan Yasin kardeşine Melek ismini koydu.

Diğer bölümde görüşmek üzere hoşçakalın…